SAHİ NEDİR BU PESTİSİT?

SAHİ NEDİR BU PESTİSİT?

 

Bu yazıya kötü bir haberle başlıyoruz;

Üretimi iyileştirme fikri ile kullanılan, tarım ilacı olarak bilinen “pestisitler” tükettiğimiz gıdaları zehirliyor.

 

Nedir bu “pestisit?”

 

Üreticinin gıdanın performansını iyileştirmek için kullandığı pestisitler, bakteri böcek vb. oluşumları engelliyor. Bir böcek için zararlı olan pestisit, tabii ki insan için de zararlı. Tarım üreticilerinin her yıl yaşadığı zehirlenme vakaları bu durumun bir göstergesi.

 

Pestisit kalıntıları olan gıda tüketimi sonucunda; fiziksel gelişim bozukluğu, hormonal fonksiyon bozuklukları, hafıza sorunlarında artış gibi birçok sağlık problemi meydana gelebiliyor. 

Günümüzde “organik tarım” ürünü olarak geçen ve gerçekten uygun denetlemelerle organik etiketi almış ürünler hariç, hemen hemen her gıdada pestisit var. Türkiye’de gıda için yaklaşık 400-500 arası pestisit türünün kullanıldığını biliyoruz. Bu bilgi gıdanın yanı sıra toprağımız ve suyumuz üzerinde yapılan araştırmalarla da kanıtlanabiliyor.

 

Çevresel Çalışma Grubu’nun yaptığı araştırmaya göre; 2021’de Türkiye’de en fazla pestisit içeren gıdalar arasında çilek başı çekiyor. Onu ıspanak, karalahana, nektarin, elma, üzüm, kiraz, şeftali, armut takip ediyor.

Domates, patates, dolmalık biber, salatalık yine çok fazla zehirlenen gıdalar arasında. Tabii ki bunlar sadece “fazla pestisit kullanılan” ürünler. Diğer tükettiğimiz gıdalarda da hala pestisit kullanımı devam ediyor. 

En az pestisit içeren ürünler ise; avokado, mısır (gdo’ya dikkat edelim), ananas, soğan, papaya, patlıcan, kuşkonmaz, kivi, lahana, brokoli, kavun, tatlı patates ve bezelye.

Organik tarım yapan üreticilerin bile Türkiye şartlarında pestisitsiz ürün çıkarabilmeleri için yaşadıkları bazı zorluklar var. Yakın bölgede bir başkasının yaptığı üretimden gelen pestisitler; rüzgar, arı veya polenlerle yayılabiliyor, böylece organik tarım yapılan alanlara bile pestisit bulaşması yaşanabiliyor. Bu tip bulaşmaların sorun haline gelmesini önlemek amacıyla ise pestisit kalıntı analizleri yapılabiliyor. 

 

Bir üreticinin “zehirsiz üretim yapıyorum” diyebilmesi için gerçekten ürünün analizlerle test edilmesi gerekiyor. 

 

Sağlığımız için bu kadar önemli olan bir konuda organik üretim yapan markalardan alışveriş yapmak öncelikli tercihimiz. Ancak organik tarım; hem sertifikasyon süreçleri hem de üretim aşamasındaki ekstra emek sebebiyle geleneksel tarıma göre oldukça masraflı. Bu emeğin karşılığı ise geleneksel tarım sonucu çıkan gıda ürünlerine göre oldukça yüksek. Bu sebeple, pesitistler sebebiyle besin değil zehir olabileceği düşünülen geleneksel tarımla üretilmiş gıdaları alan tüketicilerin, gıdaları tüketmeden önce mümkün olduğunca pestisitlerden arındırarak önlem alması şart. 


 

 

Zehir kalıntılarının temizlenmesi için yaygın olarak tercih edilen sirkeli su yöntemi sadece bakteri gibi mikroorganizmaların gitmesi için yardımcı oluyor. Pestisitlerin etkisinin azaltılması için en etkili yöntemlerden biri karbonatlı su.

Sebzeleri durulamadan önce, büyük bir kaba meyvelerin sebzelerinle birlikte 1 litre su ve 1 tatlı kaşığı karbonatı ekleyebilir, gıdanı bu şekilde yarım saat bekletebilirsin. Daha sonra iyice ovuşturarak gıdayı akan suda yıkamak pestisitin etkisini azaltacaktır. Yıkadığın gıdaların kabuğunu soymak, pestisit kalıntısını azaltan diğer yöntemler arasında.


Unutma, bu yöntemler birçok ürün için geçerli olsa da hergıdada işe yaramayabilir. Bu nedenle gıda seçiminde bilinçli olmanı, olabildiğince sertifikası olan organik üreticilerden alışveriş yapmanı ve arındırma yöntemleri konusunda duyarlı olmanı tavsiye ederiz. Eğer bu konu hakkında daha fazla bilgi almak istersen, üretici ve tüketiciler için yararlı çalışmalar yapan http://www.bugday.org ve https://zehirsizsofralar.org web sitelerini takip edebilirsin.

 

 

 

 

 

Etiketler: pestisit, gıda saklama, tarım zehirleri, buğday derneği
Ocak 09, 2022
Listeye dön