ARTIK GÖRMEZDEN GELEMEDİĞİMİZ BİR KONU VAR

ARTIK GÖRMEZDEN GELEMEDİĞİMİZ BİR KONU VAR

 

Artık görmezden gelemediğimiz bir konu var: Tek kullanımlık plastiklerin yaratmış olduğu kirlilik, gezegenin ve insanların sağlığını tehdit ediyor.

Akdeniz sularından alınan derin deniz örneklerinin yüzde 92,8’inde plastiğe rastlanıyor. Bu sorunu besleyen en büyük neden ise tek kullanımlık plastiklerin hala tercih ediliyor olması. 

Tek kullanımlık plastikler dediğimiz şeyler; günlük hayatta sıklıkla karşımıza çıkan, ambalaj paketleri, pipetler, tek kullanımlık çatal bıçak vb. servis ürünleri, poşetler. Aslında çoğu zaman kullandığımızı bile fark etmediğimiz ürünler diyebiliriz.

Bu konu hakkında dikkat çekici bazı gerçekleri ve yararlı olabilecek önerilerimizi paylaşıyoruz.

  • Sağlığımızı tehdit eden plastiklerin çoğu aslında gözle bile görülmüyor. Günümüzde metal içerikli olduğunu düşündüğümüz folyo ambalajlar bile plastik içeriyor. Gıda ve içecek tüketilene kadar geçen süre boyunca, bu ambalajlardan mikro seviyede plastik içeriği (mikroplaatikler) tükettiğimiz ürünlere karışarak insan vücuduna girebiliyor. Plastik ambalajlı içecek ve gıdalar güneş ışığı ile daha çabuk bozulabiliyor. Bunlar yerine teneke, çelik, cam vb. ambalajlarda saklanan ürünleri tercih edebiliriz.


 

  • Çok küçük ancak önemli bir detay: Dünyada her gün yaklaşık yarım milyon plastik pipet kullanılıyor. Pipet kullanmayı reddetmek ise yavaş yavaş trend haline geliyor. Kullanmaktan vazgeçemeyenler için; bambu ya da çelikten üretilen pipetler, çoklu kullanım için uygunlar ve kolay temizlenebilirler. Eğer pipette tek kullanımlık bir alternatif arıyorsan, buğday sapından olanları tercih edebilirsin. 

 

  • Çoğu plastiğin aslında geri dönüşüme uygun olmadığını ve doğada yok olmadığını bilseydik kullanmaya devam eder miydik? Dünyada üretilen tüm plastiklerin bu zamana kadar sadece %9’u geri dönüştürülebildi. Üstelik geri dönüşüm çok uzun süren, fazla enerji sarf ettiren bir süreç ve çıktı olan ürünler girenden her zaman daha düşük kaliteli.

 

  • Doğaya atılan plastikler asla tamamen çözünmüyor. Mikroplastikler toprağa ve suya karışıp besin zincirini doğrudan etkiliyor. Bunların bazılarının sahip oldukları zehirli gazlar sebebiyle yakılması ise mümkün değil. Bu durum karşısında, uzun vadede efektif bir çözüm yaratmak için, tek kullanımlık plastiklerin doğaya zarar vermeyen alternatiflerini hayatımıza eklemek zorundayız.

 

 

  • Dünya genelinde, plastik bardak tüketim sayısı her yıl 500 milyar civarında. Dışarıda geçirdiğin vakitte bu bardaklar yerine, termos taşımayı tercih edebilirsin. Bu şekilde dışarıda kullandığın ürünlerden gelebilecek sosyal teması da minimuma indirebilirsin. Turkish Minimalizm’in başlattığı #KahvemTermosta hareketi ile sen de plastik bardak kullanımını azaltabilirsin.

 

  • Plastik çatal, bıçak vb. küçük olan ürünlerin geleneksel geri dönüşüme dahil edilmesi oldukça zor. Bu ürünler çok küçük olduğu için makina parçalarının arasına giriyor ve problem oluşturuyor. Bu nedenle geri dönüşüm yerleri tarafından genelde kabul edilmeyebiliyor.

 

 

  • Coronavirüs sebebiyle eldiven ve maske kullanımı fazlalaşmış olsa da, araştırmalar gösteriyor ki, aslında virüsün en uzun süre yaşadığı yerlerden biri plastik yüzeyler. Dışarıda tercih ettiğimiz tek kullanımlık maskelerde virüs 7 güne kadar canlı kalabiliyor. Bunlar yerine çoklu kullanıma uygun, doğal kumaşlarla üretilmiş maskeleri tercih etmek ve bunları sık sık yıkamak, eldiven yerine sık sık elleri yıkamak sağlığımızı korumak adına uygulayabileceğimiz efektif çözümler arasında.

 

Doğanın korunması için bireysel olarak yapabileceğimiz o kadar fazla şey var ki. Sen de #PlastiksizTemmuz’a başlarken bu dediklerimizden birkaçını hayatında pratik ederek doğanın korunmasına katkıda bulunabilirsin.

 

Etiketler: blog, yazi, mumo, kaynak, çevre, doğa, atık yönetimi, atık
Haziran 19, 2020
Listeye dön